Anasayfa » Köşe yazıları »
 Adil kıyak
Adil KIYAK
Tarih : 09.03.2020 15:40:01
Okunma Oranı : 56























TARİHTEN ÖRNEKLER ve GÜNÜMÜZ


      Tarihten birkaç kesitle yazımıza başlayalım. Rusya iki buçuk asırlık dönem içerisinde Osmanlı Devleti ile yarım asırdan fazla savaşmıştır. Bu savaşların en büyük nedeni bir kara devleti olan Rusya’nın Karadeniz, Boğazlar ve Akdeniz’de söz sahibi olup, güneyinde kalan denizlere açılma isteğidir. Prut Savaş’ın da bu emellerini gerçekleştirmek için Osmanlı ile savaşmışlardır. Ruslara güvenilmeyeceğini çok iyi bilen Kırım Han’ı Köşeye sıkışan Rus ordusunun bertaraf edilmesini ısrarla vurgulamasına rağmen, Baltacı Mehmet Paşa garip bir şekilde barış antlaşması imzalamıştır. Bu tarihi bir hataydı. Çünkü Ruslar, Prut antlaşmasını tanımadıkları gibi, bundan dolayı bir yıl sonra çıkacak olan savaş sonucunda yapılan antlaşmanın da gereklerini yerine getirmemişlerdir. Ruslar  kısa zamanda toparlanmış ve Osmanlı’nın başına iki asır boyunca bela olmuştur.

      Son yüzyıldaki vahşet ayyuka çıkmış durumda. Hindistan’daki olay… sokak ortasında dövülerek öldürülenler kimler? Doğu Türkistan’da ki soykırıma uğrayanlar, Dünyada en çok zulüm gören millet olan Arakanlı Müslümanlar. Yeri gelmişken belirtelim,  Myanmar’daki Budistlerin katliamları yeni değil, iki küsur asırdır devam etmektedir. Sahi ABD Irak’taki petrollere konmanın dışında, kimyasal silah buldu mu? Suriye’deki petrollerinde akıbetini ABD belirleyecek, Suriye, Irak, mülteciler Afganistan, Filistin….

      Arap yarımadasındaki birçok Müslüman ülke halkı, ya kukla yöneticiler tarafından zulüm görmekte, ya da başka devletlerin zulmüne uğramaktadır, Hint dizileri Türkiye’de reyting yapadursun. Biz tarihi biraz daha geriye çekelim. Düşmanlarına dahi adaletli davranan Selahaddin Eyyubi’nin mezarını tekmeleyen, çizmesindeki pisliğin siretine ve suretine yansıdığı İngiliz komutanına bunu yaptıran bilinçaltı ve bilincindeki düşünce ile yukarıda bahsettiğimiz düşünce aynı zihniyetin ürünüdür.

     Tekrar Rusya’ya dönelim. 1768 de, Batı Avrupa’yı isyana teşvik edip, binlerce Müslümanın katledilmesine sebep olan yine Ruslardır. 1.Abdulhamit’in kederinden felç olup 1789’da vefat etmesine sebep olan, bu günkü Ukrayna’da bulunan o dönem Osmanlının elinde olan Özi Kalesi katliamını yapan da Ruslardır. Navarin, Çeşme ve Sinop donanmaları olaylarını da atlamamak gerek. Bunlarla da yetinmeyen Ruslar Osmanlının içişlerine daha rahat müdahale edebilmek için, Ortodoksların koruyuculuğunu üstlenmeye çalışmıştır. 93 Harbinde ise savaş ilan etmeden Osmanlı’ya saldırmıştır. Çeçenistan’a saldırdığı gibi. Dün sözde müttefikimiz iken bize Suriye’de saldırdığı gibi.

      Avrupa’da da durum farksız değil. 2. Dünya savaşından sonra Avrupa’da Müslümanlar hep saldırıya uğramışlardır. Yakın tarihte Avrupalılar birbiri ile savaşmaz iken, Avrupa’nın göbeğinde Bosna ve Kosova’da Müslümanlar katledilmiştir. Sözüm ona demokratik ve çağdaş! Avrupa devletlerinin gıkı bile çıkmamıştır. Hatta etnik katliamlar yapması için Hollandalı askeri yetkililer, Srebrenitsa’yı Sırplara teslim etmiş ve insanlıktan çıkmış caniler tarafından topluca katliamlar yapılmıştır ki günümüzde hala toplu mezarlar çıkmaktadır.

      Avrupa öteden beri Müslümanları Anadolu topraklarının dışına itmeye çalışmış, tarihi olaylarla da sabittir ki bu uğurda ciddi harcamalar, savaşlar ve uğraşlar vermişlerdir. Ama bunun o Kadar kolay olmadığının bilincine daha önce de vardıkları gibi, Kurtuluş Savaşı’nda halkımız yekparece bunun dersini vermiştir. Daha öncede söylendiği gibi AB bir Hristiyan birliğidir
 
      AB’ye girmemiz iyi mi olur, kötü mü orası tartışılır. Fakat burası su götürmez bir gerçektir ki, Müslüman doğuluyu, batılı Avrupa istemiyor. “Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, ant olsun ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.” Bakara/120 Onlar bizi zamanında Avrupa’dan atıp, şu an Anadolu da istemezken, bizi lütfen AB’ye alın diye sözleşmeler imzalıyor, fasıldan fasıla geçiyoruz. Üstelik batıyla yakınlaşma çabalarımız Tanzimat’tan bu yana devam etmektedir. Bizi AB’ye alıp almama konusunda tereddüt edenlere, lütfen bizim Avrupa ile olan tarihimizi okuyup, bu günümüzü de göz önünde bulundurun. Bir kanıya varmanız daha rahat olacaktır. Yanı başımızdaki Avrupa ve Rusya hiçbir zaman dostumuz olmadı, olamaz da…

      Batılı ve hatta batıcılara göre esas sorun Müslüman zihniyete sahip, doğuluların Batılılaştırılma çabasıdır. Haklılar da, çünkü biz Müslüman zihniyete sahip doğulular, Fethettiğimiz ülke halklarını, çocuk, yaşlı demeden katletmedik. Kafataslarından kuleler yapmadık. İnancımız, vicdanımız ve insanlığımız buna elveremezdi. Bir zamanlar onların bizden bilimi alıp geliştirdikleri gibi, bizde onlardan bilim konusunda faydalanmalıyız. Hatta bilimsel çalışma ve araştırmaları geliştirirken kendi geleneklerimize, kendi köklerimize yaslanmalıyız. Yoksa bir süre sonra işler yine sarpa sarar. Biz Müslüman doğulular Batılılaşamayız, çünkü kültür kodlarımız farklı. 
Aliya İzzetbegoviç’in sözleri ile yazımı noktalayayım.

“Bunu hiç unutma evlat! Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır ve bugünkü refahı devam edegelen sömürgeciliği; döktüğü kan, akıttığı gözyaşı ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.”

Selam ve dua ile…
 
 
 



Yazı ile ilgili bütün sorumluluklar yazarın şahsına aittir!

SOSYAL MEDYA HESAPLARIMIZ
HABERLER
TAKVİM
NAMAZ VAKİTLERİ
Şehir :
::