Anasayfa » Haberler » Genel »
 Anadolu öğrenci birliği van bölge kampı 2 günlük programdan sonra son buldu.
ANADOLU ÖĞRENCİ BİRLİĞİ VAN BÖLGE KAMPI 2 GÜNLÜK PROGRAMDAN SONRA SON BULDU.
Tarih : 29.04.2018 19:53:50
Okunma Oranı : 118















Anadolu Öğrenci Birliği Van Bölgesi Kampı 7 Farklı Doğu İlinin Katılımıyla Başladı.

    YYÜ İlahiyat Fakültesi Öğrencisi Adem SARI' nın Gerçekleştirdiği Kur'an-ı Kerim Tilavetinin Ardından Katılımcı İllerin Temsilcileri, Gökkuşağı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sn.Burhan ADALI ve Anadolu Öğrenci Birliği Genel Başkanı Sn.Mesud ÇAÇA Açılış Konuşmaları Gerçekleştirdi. -08.04.2018-

"İnsani Değerlerimiz ve Duruşumuz" Üst Başlıklı ve Moderatörlüğünü YYÜ İlahiyat Fakültesi Öğrencisi Rüstem YILDIRIM'ın Yaptığı 1.Oturum Gerçekleştirildi.
   Van Gençlik Merkezleri Müdürü Sn.Sunullah ERCEK, Tatvan TEKDER Yönetim Kurulu Üyesi Sn.Fırat KIRANŞAL ve Gökhan ÖZBEK Beyefendiler Oturuma Konuşmacı Olarak Katıldı.

Gökkuşağı Derneği Genel Sekreteri Sn. Burhan İÇGÜLEÇ Hocanın Moderatörlük Yaptığı 2. Oturumda ise "Dünü Anlamak, Bugünü Yorumlamak" Üst Başlıklı Konuşmalar Gerçekleştirildi.
   "Ruhbanlık ve Dünyevileşme Arasında Müslüman Birey, Ahlak Metafiziğinde Temel Ahlaki İlke; Evrenselleştirme, İslami Hareketin Yeni Metodu" Konuları Oturumda Konuşulanlar Arasında Oldu.

Akşam Saatlerinde İse Anadolu Öğrenci Birliği Genel Başkanı Sn.Mesud ÇAÇA İle Gençler Arasında Soru Cevap Şeklinde Hasbihal Gerçekleştirildi ve Kampın 1.günü Bu Şekilde Son Buldu.


"Düşüncede ve Eylemde Erdemli Toplum" Üst Başlıklı 3.Oturumu İse Mehmet Emin AY Hoca Gerçekleştirdi.
Oturuma Yrd.Doç. Mahsun AYTEPE, Yrd.Doç. Ramazan TURGUT, Yrd.Doç.Hakan HEMŞİNLİ Konuşmacı olarak Katıldı.

Kampın Son Oturumu Uluslararası Öğrenci Sunumu İle Devam Etti. "Anlatacak Bir Hikayem Var" Konulu sunuma Suriye Uyruklu , Aynı zamanda Türkiye'de Öğrenci olan Ahmet KENCO ve Filistin'li, Aynı Zamanda Türkiye'de Öğrenci Olan Fidal ALFAŞİYİ Katıldı.
     Kendi Hayat Hikayelerinin Anlatıldığı Bu Sunumun Ardından Sonuç Bildirgesi Okundu ve Toplu Fotoğraf Çekiminin Ardından Kamp Son Buldu. 


                                           
SONUÇ BİLDİRGESİ

Bugünü konuşmak; içinde bulunduğumuz zamanı önemseyerek ve bu zamanın argümanlarına karşı kendi değerlerini oluşturan bireylerin bu değerleri geleceğe taşımasını gerektirir. Bugünü konuşmak dünü yorumlamayı gerektirir. Bugüne ışık tutan geçmişin feneri, yarınlara da ışık tutacağı için bugünü konuşuyoruz.

Dünya hızla değişim ve dönüşüm geçirmektedir. Bu beklenmedik hız insanı sersemletiyor. İnsan bu karmaşık yapıda nereye tutunacağını hangi istikamette yol alacağını şaşırıyor. Modern zamanın insana yönelik politikaları hızla değişen dünya da değerlerimizi, değersizleştiriyor. Değişen dünya da etkin ve saygın bir konum elde etmek için gerekli becerilere sahip olmaya çalışmalıyız. Vazgeçemeyeceğimiz değerlerimiz bizi biz yapan ve benliğimize savaş açan bir potansiyel taşımalıdır. Tevhit, adalet, ahlak, aile, kardeşlik özgürlüğün ve özgünlüğün kapılarını bizlere sunmak ile birlikte hayatımızın felsefesi, odağı, vazgeçilmezi haline gelmelidir. Biz inanıyoruz ki insana ilişkin bu değerler insanı en iyi tanımlayan ve insanı kalıplardan arındıran bir bakış açısı kazandırır. Temel değerlerimizi siyasal ve sosyal olaylara bağlı olarak değiştiremeyiz. Temel değerlerimiz, güncel vakalara alet edilecek kadar önemsiz değildir.

Değerlerimiz zamana yenik düşmeyen ve yüreğimizde biriktirdiğimiz insani oluşumlarımızı ifade eder. Hiçbir dini kişilik, eğilim ve grup dini kendine has kılıp kendi çıkarlarına alet edemez. Birlikte yaşamak adına, birlik ve beraberlik için değerlerimizi koruma altına almalıyız.

Biz biliyoruz ki eminlik sıfatının aşamayacağı bir zorluk yoktur. Eminlik kişinin kişiliğini garanti altına alması ve toplumsal bir güvenin oluşmasına olanak sağlar. Tebliğ metodumuz ve yüreklere yönelim tekniğimiz emin oluşumuza bağlıdır. Peygamber as’ ın eminliği olmasaydı insanlara daveti bu kadar etkili olmayacaktı. Bugün toplum olarak kuranın emir ve buyruklarına yabancı kalmadığımız halde eminliği ve dürüstlüğü yeterince önemsemiyoruz. Fakat tüm insanlığa bizi ulaştıracak yol eminliğimiz ve dürüstlüğümüzdür.

Modernizm insanı kendine bağımlı olarak yetiştirmektedir. Kendine bağlı yaşayan insanın başka dünyalara ulaşabilme isteği yitirilmiştir. Başka dünyalara ulaşamayan insanın kendisine yabancılaşması da olası bir durumdur. Bugün Müslümanlar olarak bize düşen, dünyaya İslami değerlerimiz ışığında bakmaktır. Hayat metodumuz ne ise hayat algılayışımız da o olmaya başlar. Müslümanlar olarak hayati arayışlar ve sorgulamalar içinde olmalıyız.
Ruhbanlık; dünyadan el etek çekmeyi savunan bir görüştür. Allah’a rağmen Allahtan el etek çekmenin bir yolu yoktur. Dünyevileşme hayata dört elle sarılmaktır. Bizim için asıl olan sorun ruhbanlık değil dünyevileşmedir. Sekülerleşme hayatın dinden bağımsızlaştırılmasıdır. Biz Müslümanlar olarak; dünyadan el etek çekmeyi, hayata dört elle sarılmayı ve hayatı dinden bağımsız yaşamaya yönelik bize sunulan aldatmacı gösterilerden uzak durmalıyız.
 
Gücü olmadığı halde ahlaklı davranan bir bireyin, gücü olduğu halde ahlaklı davranması farklı bir eylemdir. Menfaatlerimiz değiştiğinde değerlerimiz değişmemelidir. Ahlaki değerlerimiz evrenselleştirilebiliyorsa ahlaki bir değeri vardır. Ahlak tahrip olursa bütün varlık alanı tahrip olur.

İslami hareketin yeni bir metodolojisi yoktur. Çünkü İSLAMIN kendisi bir metottur. İslami hareket hayatın bütün yönlerini kuşatan bireysel dil ve toplu olarak hareket eden ve çoğu sorunlarına çözüm üreten bir yapı olmalıdır.

Bu çerçeve ‘de
İnsanları bir araya getiren inançtır. Kutsallardır, dindir. Dini inşa eden de insan değil, insanı inşa eden dindir.

Medeniyet; Bir dünya görüşünün zaman ve mekân boyutunda tezahür ve tecessüm etmesidir.

Peygamberler medeniyetin kurucularıdır. Peygamberlerin bütün kavgası erdemli bir medeniyet oluşturma çabasıdır. Önemli olan toplum içinde kalarak erdemli olmak ve kendini bilmektir.

Âlemde elde ettiğimiz bilgi Allah’ı tasdik etme noktasında büyük bir ehemmiyet taşır. Bilgiyi malumat noktasından çıkarıp içselleştirme imanı taklitten çıkarıp tahkiki iman derecesine ulaştırır. Bu noktada hikmet ise bilgi ve amel ile olandır.

Vicdan insanın sağduyusuyla bulduğu şeydir. İnsanın içindeki muhakeme, iç ses ve manevi kuvvetidir. Allahın varlığı vicdanın konusudur. Ancak vicdanlı kimse inanır.

Vicdanı harekete geçiren iradedir. İslam tarihte başlamış en büyük vicdan hareketidir.

Sonuç olarak;

Diyoruz ki; insanın hesap vereceği bir merci yoksa insan zalimleşir. Zalimleşen insanında hayatın hengâmesinde tutunmaya mecali yoktur. Çünkü kişiyi ayakta tutacak ne bir değeri ne de onu besleyecek değerler bütünü oluşmuş değildir. Eminlik sıfatımızın böyle bir karmaşanın içerisinde ayakta kalması olanaksızdır. Müslümanlar olarak biz; çağın argümanlarına karşı kendi argümanlarımızı oluşturarak dünyaya nerden bakacağımızı belirlemeliyiz. Unutulmamalıdır ki; Müslüman tıpkı şairinde ifade ettiği üzere çağın gözüyle değil İSLAMIN gözüyle çağa bakar. Bunu gerçekleştirmeye yönelik yol azığımız da ancak İSLAMIN ahlaki ilkelerini hayatımızın bir metodu olarak görüp yaşamakla olacaktır.

 
 
 
 
 


ALT SAYFALAR
ANKETLER
Sitemizin yeni tasarımını nasıl buluyorsunuz?

İyi %80
Normal %0
Kötü %20
NAMAZ VAKİTLERİ
Şehir :
::
HABERLER
TAKVİM
İSTATİSTİKLER
IP Adresiniz
  :   54.158.199.217
Ziyaretçi Sayısı
  :   152462
Online Ziyaretçi
  :   2