Anasayfa » Haberler » Genel »
 Özgecan aslan için basın açıklaması
Özgecan Aslan İçin Basın Açıklaması
Tarih : 18.02.2015 20:37:42
Okunma Oranı : 1308
Anadolu Öğrenci Birliği Van Temsilciliği 13 Şubat’ta Mersin de hunharca öldürülen Özgecan Aslan için Van Sanat sokağında halkında katılımıyla bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasını Anadolu Öğrenci Birliği Üyelerinden Muhammed Azdir okudu. Azdir yaptığı basın açıklamasında; Kadına yönelik şiddetin her geçen gün biraz daha arttığını, bunun önüne geçilebilmesi için cezaların caydırıcı olası gerktiğini,siyasi suçların değil fakat adi suçlarda idam cezasının olabileceği,ancak bu şekilde suç oranlarının azalabileceğini,ki Kur’an-ı Kerimde bir ayeti keremede Allah’ın da bunu Kisas ile ifade ettiğini, eğer kisas uygulanırsa bu tür suçların işlenmeyeceğini belirterek.Amerika da şehit edilen üç Müslüman gencin ölümüne karşın batının sessiz kaldığını,emperyalistlerin bununla bir islamofobi oluşturmak istediklerini belirterek… Azdir  Son olarak “Bütün zulümlerin, haksızlıkların, adaletsizliklerin karşısında ve insan olarak bütün mazlum, ezilen, horlanan, hakkı elinden alınanların yanında olduklarını.” Belirterek “ YAŞASIN İNSANLIĞIN ADALET VE ÖZGÜRLÜK ARAYIŞINI SÜRDÜREN BÜTÜN İNSANLAR…” diyerek sözlerini tamamladı. 


RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAH’IN ADIYLA
BASINA VE KAMUOYUNA
            Allah azze ve celle yüce kitabının Nisa Sûresi’nin 135. ayetinde bizlere şöyle buyurur: “Ey iman edenler! Allah için şahitlikte bulunarak adaleti gereği gibi uygulayan kimseler olun. Adaleti yerine getirme konusunda kendi tutkularınıza uymayın. Eğer dilinizi büker veya yüz çevirirseniz muhakkak ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”  Bizler Müslümanlar olarak Allah’a karşı olan sorumluluklarımızı hatırlıyor ve bu zulme karşı sessiz kalmadığımızı ve kalamayacağımızı beyan etmek istiyoruz. Biliyoruz ki zulme, zalimlere karşı sessiz kaldıkça zulüm her yanımızı saracak ve sonunda bizi de bulacaktır.
Türkiye 13 Şubat günü acı bir olayla şoke oldu. İnsanlığını kaybetmiş ve gözü dönmüş bir câni, 20 yaşındaki Özgecan ASLAN’ı tecavüz edip ardından yakarak katletti. Bu zulüm ve azgınlık karşısında sessiz durmak ve vicdanımızı teskin etmek adına sadece üzülmek kendini topluma karşı sorumlu hisseden hiçbir ferdin yapacağı bir şey değildir. Bizlerde hakkın yerini bulmasını isteyen fertler olarak insanlığın adalet arayışının bu zalimlik karşısında durmayacağını ve adalet yerini buluncaya kadar yüreği yanan annemizin ve toplumun vicdanının teskin olmayacağını buradan devlete/yargı makamlarına bildiriyoruz.
            Türkiye’de yargı makamları yüreği yakan bu tür olaylar karşısında adaleti ayakta tutacak kararları mâlesef vermemiştir. Örneğin13 yaşındaki N.Ç 26 kişinin tecavüzüne uğramış, açılan dava 8 yıl sürmüş ve mahkeme ‘sanıklarla kendi rızasıyla birlikte oldu’ şeklinde bu kararı vermiştir. Yargıtay da bu kararı onaylamıştır. Ancak hiç bilinmeyen bir gerçek ortaya çıkmış, zanlılarla kendi rızasıyla birlikte olduğu söylenen N.Ç, devlet korumasına alındıktan sonra defalarca ameliyat olmuştur. Bu nasıl bir adalet anlayışıdır ki daha henüz aklen olgunlaşmamış bir kız çocuğuna karşı böyle bir karar alınabiliyor. Bu kararları veren zihniyet Özgecan katliamı karşısında harekete geçip aynı kararları alacaksa o zaman yüreğimizdeki bu ateş nasıl dinecek? Eğer yargı makamları bu şekilde kararlar almaya devam edip bu zalimlerin yaptıklarını yanlarına bırakmaya devam ederlerse nice Özgecanların canı yanmaya devam etmeyecek mi? Türkiye’de gerçekleşen bu katliamların nasıl bir neslin ortaya çıktığı hususunda bizleri düşündürmesi gerekmiyor mu? Toplumun yarısı kadınlardan oluşur, diğer yarısını da kadınlar yetiştirir. Eğer bir toplumun mensupları kadınlarını bu kadar aşağılarsa o zaman toplumun hâli nasıl olur? Kadın, nasıl sağlıklı nesiller yetiştirebilir.
Özgecan katliamı sadece bir emsaldir ve bu ülkede Özgecan gibi nice mâsum canlar katledilmiştir. Sorumlu kişi ve makamlar sorumluluklarını yerine getirmedikçe, yargı bu canilere gereken cezaları vermedikçe bu katliamlar son bulmayacaktır. Türkiye’de 2013 yılında 237, 2014 yılında ise 261 kadın katledilmiştir. Bu sonuç da bu zulümlerin artarak devam ettiğinin bâriz bir göstergesi değil midir?
            Bu katliamdan sonra Türkiye kamuoyunda idam yasasının geri getirilmesi ciddi bir şekilde istenmektedir. Toplumun bu talebi adaletin yerini bulması için mâkul görülebilir fakat bu ülke geçmişinde idam yasalarını hep kendi lehine kullanmış siyasi suçlu gördüğü kimseleri asmıştır. Bu ülkede yüz kızartıcı suçlara karşı idam kararı hiç alınmış mıdır? Eğer idam cezası getirilecekse bu yasa ‘yüz kızartıcı suçlarla’ sınırlandırılmalıdır. Hatta bu konuda kararı katliama uğrayan ailelere bırakmalıdır. Kur’an buna ‘kısas’(dişe diş, göze göz, cana can) olarak adlandırır ve Bakara Suresi’nin 179. ayetinde bütün insanlığa seslenir:
 “EY AKIL SAHİPLERİ KISASTA SİZİN İÇİN HAYAT VARDIR. UMULUR Kİ SUÇ İŞLEMEKTEN SAKINIRSINIZ.” Buradan bu katliam karşısında karar verecek olan bütün yetkililere sesleniyoruz: “Kendinizi Özgecan’ın anne ve babasının yerine koyun ve düşünün. Eğer sizin yakınlarınıza böyle bir vahşilik yapılırsa nasıl hareket ederdiniz? Vereceğiniz kararlar toplumun yürek yarasına sakın ola tuz basmasın. Sizi buradan uyarıyoruz. Vereceğiniz kararlar adaleti ayakta tutsun. İnsanlığınızı unutmadan kararlarınızı verin.”
            Ayrıca Amerika’da şehid edilen 3 Müslüman kardeşimiz hakkında da bir şeyler söylenmenin ‘adaleti ayakta tutmak’ adına bir sorumluluk olduğunu ifade ediyoruz. Batı’nın üç Müslümanın katli karşısında sessiz kalıp üç maymunu oynaması bizleri çok şaşırtmamıştır. Batının; her zamanki gibi demokrasiyi, insan haklarını kendi lehine kullanıp Müslümanların aleyhine bir durum karşısında sessiz kalarak çifte standart uygulaması hiçte beklenmeyen bir olgu değildi. Batı her zaman yaptığını yaptı. Bu katliam, aşırı sağcıların ve Batı medyasının şiddetli bir şekilde beslediği İslamafobinin, oluşturulan ‘Müslüman terörist’ algısının bir sonucudur. Bu katliamın suçlusu ise İslamafobiyi besleyen zihniyettir. Yüzyıllardır topraklarımızı işgal eden haçlı ruhuna biz hiç Hristiyan terörizmi dedik mi? Onları terörizmle damgaladık mı?  Bugün din, dil, ırk vb. gibi farklılıkların kişileri ayrımcılığa itmemesi gerektiğini ifade eden Batı, söz konusu Müslümanlar olunca bu söylemini rafa kaldırmaktadır.
            Son olarak bütün zulümlerin, haksızlıkların, adaletsizliklerin karşısında ve insan olarak bütün mazlum, ezilen, horlanan, hakkı elinden alınanların yanında olduğumuzu beyan ediyoruz. YAŞASIN İNSANLIĞIN ADALET VE ÖZGÜRLÜK ARAYIŞINI SÜRDÜREN BÜTÜN İNSANLAR…
 
 
ANADOLU ÖĞRENCİ BİRLİĞİ VAN TEMSİLCİĞİ

ALT SAYFALAR
NAMAZ VAKİTLERİ
Şehir :
::
HABERLER
TAKVİM
İSTATİSTİKLER
IP Adresiniz
  :   54.92.193.89
Ziyaretçi Sayısı
  :   159385
Online Ziyaretçi
  :   2
DÖVİZ KURLARI
  • 5,42TL
  • 6,14TL